Bengi dönüş

Bengi dönüş düşüncesi, Nietzsche’nin, Üst-insan terimini varoluşsal anlamda tamamlayan ve geleceğe dair yön veren bir savıdır. Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı başyapıtında, zamanın çembersel bir görüngü olup, bulunduğumuz anın sonsuz ihtimal arasında, en azından bir kere yaşanmış veya yaşanacak olması gerektiğinden bahseder.* Nietzsche, Bengi dönüş düşüncesini ilk kez Şen bilim adlı eserinde açıklamıştır.

Eğer bir şeytan gece gündüz seni izlese , en gizli düşüncelerine girip şöyle derse ne olurdu : Yaşamakta olduğun ve yaşamış olduğun bu yaşamı bir kez daha ve sayısız kez yaşamak zorundasın.Yeni bir şeyle karşılaşmayacaksın , tersine herşey aynı olacak!

Nietzsche, bengi dönüş düşüncesi için herhangi bir kanıt sunmaz. Kimi yorumcular, Nietzsche’nin bu düşünceyi bilimsel bir temele oturtmak istediği, fakat sağlığının elvermediği yorumunda bulunurlar.

*Friedrich Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt, Evham ve Muamma Hakkında


Dış Bağlantılar

  • Sonsuz Dönüş Kavramının Açılımı

Temel blok

Temel blok, programlamada atlamasız veya hedef atlamasız-hedef atlamaları bloğu başlatır, atlamalar bloğu bitirir-düz çizgi kod parçalarıdır. Genelde temel bloklar, derleyici kuramda derleyici eniyilemelerin uygulandığı temel birimlerdir. Temel bloklar, kontrol akış çizelgesinde köşeleri ya da düğümleri oluştururlar.

Eğer herbir konumdaki komut baskın olursa ya da her zaman bir sonraki konumlardan önce çalışır ve dizideki iki komut arasında başka bir komut çalışmazsa,komut dizisi temel blok oluşturur denir.Bu tanım birçok yönden daha genel.Örneğin;başka atlamalar tarafından hedef alınmamış etiketlere koşulsuz atlamalara izin veriyor.Bu tanım,algoritma oluştururken temel blokla çalışmanın kolay olduğu özellikleri somutlaştırıyor.
Bloğun bitimine ulaştıktan sonra kontrolün gönderilebileceği bloklara o bloğun ardılları denir. Bloğa girerken kontrolün gelebileceği bloklara o bloğun öncülleri denir.
Kod listelemesinden temel blok oluşturma algoritması basittir:kodu tararsın,blok sınırlarını(kontrol gönderip ,kontrol alabildiği için bloğu başlatıp,bitirebilen komutlar)işaretlersin.Sonra,listeleme bu noktalardaki “ani geçiş”olur ve temel blok kalır.Bu yöntem her zaman en büyük temel blokları oluşturmaz ama çoğu zaman yeterlidir.
Temel bloğu bitiren komutlar şunları içerir:

  • Koşulsuz ve koşullu dallar,dolaysız ve dolaylı
  • Çağırılan yordama dönüşler
  • Ayrıklık atabilen komutlar
  • İşlev çağrıları temel blokların sonunda olabilir,eğer dönmüyorlarsa(ayrıklık atan fonksiyonlar ya da C’deki longjmp ve exit çağrıları gibi)

Temel bloğu başlatan komutlar şunları içerir:

  • Yordam ve işlev giriş noktaları
  • Atlamaların hedefleri ya da dallar
  • Bazı koşullu dalları izleyen “düşük geçiş”komutları
  • Ayrıklık atan komutları izleyen komutlar
  • Ayrıklık kotarıcıları

Kontrol, temel bloğun bitiminden geçemediği için;bazı sınırları,temel blokları bulduktan sonra düzeltilmek zorunda kalabilir.Belirtecek olursak düşük geçiş koşullu dallar,çift yönlü dallara çevrilmelidir.Bunları yapmak,başka blokların başlangıçlarına eklemeyi gerektirebilir.

Grup Pan

Grup Pan, 1989 yılında yapılan 34. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil eden grup.

Hazal Selçuk, Sarper Semiz, Vedat Sakman ve Arzu Ece’den oluşan grup adını Türkiye elemelerinden sonra almıştır. 6 Mayıs 1989′da Lozan’da düzenlenen yarışmada grup üyelerinden Hazal Selçuk’un babası Timur Selçuk bestesi olan Bana Bana adlı şarkıyla 5 puanla 22 ülke arasında 21.sırayı almıştır.

Anagram

Anagram, edebiyatta bir sözcüğün harflerinin değişik düzenle başka bir sözcüğü oluşturmasıdır. Bazı özel adların incelikle saklanması amacıyla o sözcüğün harfleriyle kurulmuş başka bir sözün kullanımıyla yapılan incelik gösterisidir. Özge – göze, Bahri - ihbar gibi.

1996 Yaz Olimpiyatları


Sporlar

  • Okçuluk
  • Atletizm
  • Badminton
  • Basketbol
  • Beyzbol
  • Boks
  • Kano
  • Bisiklet
  • Dalma
  • Binicilik
  • Eskrim
  • Futbol
  • Cimnastik
  • Hentbol
  • Çim Hokeyi
  • Judo
  • Modern Pentatlon
  • Kürek
  • Yelken
  • Atıcılık
  • Softbol
  • Yüzme
  • Senkronize Yüzme
  • Masa Tenisi
  • Tenis
  • Voleybol
  • Sutopu
  • Halter
  • Güreş


Madalya Durumu

1996 Yaz Olimpiyatları
Sıra Ülke Altın Gümüş Bronz Toplam
1 ABD 44 32 25 101
2 Rusya 26 21 16 63
3 Almanya 20 18 27 65
4 Çin 16 22 12 50
5 Fransa 15 7 15 37
6 İtalya 13 10 12 35
7 Avustralya 9 9 23 41
8 Küba 9 8 8 25
9 Ukrayna 9 2 12 23
10 Güney Kore 7 15 5 27
19 Türkiye 4 1 1 6


Türkiye’nin Kazandığı Madalyalar

Altın

  • Halil Mutlu — Halter, Erkekler (54 kg)
  • Naim Süleymanoğlu — Halter, Erkekler (64 kg)
  • Hamza Yerlikaya — Greko-Romen Güreş, Erkekler (82 kg)
  • Mahmut Demir — Serbest Güreş, Erkekler (130 kg)

Gümüş

  • Malik Beyleroğlu — Boks, Erkekler

Bronz

  • Akif Pirim — Greko-Romen Güreş, Erkekler (62 kg)


Türk Sporcuların Yarışma Sonuçları

Atıcılık

  • Alp KIZILSU (Trap yarışmasında 58 rakip arasında 49 ve Double Trap’ta da 35 yarışmacı arasında 31. oldu.)

Atletizm

  • Serap AKTAŞ (Bayanlar Maraton yarışmasında 86 yarışmacı arasında 2 saat 36 dakika 14 saniyelik derecesiyle 23. oldu.)
  • Alper KASAPOĞLU (Dekatlon yarışmasında 36. yarışmacı arasında 7575 Puanla 29. oldu.)
  • Aysel TAŞ (Bayanlar cirit atma yarışmasında 32 rakip arasında 57 metre 86 santimlik derecesiyle 18. oldu.)

Boks

  • Yaşar GİRİTLİ (48 kiloda ilk maçında Taylandlı Kamzing’e 14-9 Yenilerek elendi.)
  • Soner KARAGÖZ (54 kiloda ilk maçında Macar Kovacs’a 15-3 yenilerek elendi.)
  • Serdar YAĞLI (57 kiloda ilk maçında Moritius’lu Lebon’a 9-8 yenilerek elendi.)
  • Vahdettin İŞSEVER (Boksör. 60 kiloda ilk maçında Cezayirli Soltani’ye 14-2 yenilerek elendi.)
  • Nurhan SÜLEYMANOĞLU (67 kiloda Ganalı Diallo’yu ilk turda 21-5 yendikten sonra ikinci turda Kübalı Vinent’e 23-1 nilerek elendi.)
  • Cahit SÜRME (75 kiloda ilk maçında Rus Saitov’a 11-1 yenilerek elendi.)
  • [[Malik Beyleroğlu]] (81 kiloda ilk maçında bye çekti. İkinci turda Macar Erdel’i 9-8, üçüncü turda Polonyalı Borowzki’yi 16-12,

Dördüncü turda Cezayirli Bahari’yi hakem kararıyla yenerek finale kaldı. Final maçında Kübalı Hernandez’e
3-11 yenilerek olimpiyat ikincisi oldu.)

  • Yusuf ÖZTÜRK (81 kiloda ilk maçında İtalyan Aurino’ya 15-7 yenilerek elendi.)

Güreş

  • Metin TOPAKTAŞ (Serbest Güreş 52 kiloda ilk turu bye olarak geçtikten Sonra Kanadalı Woodcroft’u, Japon Sasayama’yı ve

Cezayirli Kedjour’u yendikten sonra Özbekistanlı Achilov İle İranlı Muhammedi’ye yenilerek 19 güreşçi arasında Olimpiyat 6.’sı oldu.)

  • Harun DOĞAN (Serbest Güreş 57 kiloda Kuzey Koreli Rİ’ye yenildikten sonra Azerbeycanlı Abdullahyev’i ve Moldavalı

Trstena’yı ve Gürcü Embalo’yu yendi, 21 güreşçi arasında 4. oldu.)

  • Yüksel ŞANLI (Serbest Güreş 68 kiloda Amerikalı Saunders’e ve Suriyeli Alaosta’ya yenilerek 18 rakip arasında 15. oldu.)
  • Turan CEYLAN (Serbest Güreş 74 kiloda Slovakyalı Kertanti’ye Ve Kübalı Rodriguez’e yenilerek 20 güreşçi arasında 18 . oldu.)
  • Sebahattin ÖZTÜRK (Serbest Güreş 82 kiloda Özbekistanlı Khinchagov’a Yenildikten sonra Kazakistanlı Jabrailov’u yendi İranlı Khedem’e yenildi, Kübalı Ramos’u, Moldavyalı L. Jabrailov’u Japon Yokahama’yı ve Venezüellalı Varela’yı yenerek

21 rakip arasında Olimpiyat dördüncüsü oldu.)

  • Mahmut DEMİR (130 kiloda Ukraynalı Valiyev’i, Macar Gamboi’yi, İranlı Mehreban’ı; Rus Shumisin’i ve Beyaz Rusya’dan Meddedev’i de yenerek sikletinin olimpiyat şampiyonluğunu kazandı.)
  • Bayram ÖZDEMİR (Greko-Romen 48 kiloda Meksikalı Aguilai’yi yendikten sonra Rus Gulyov’a ve Yunanlı Agakatzanyan’a

yenilerek 19 güreşçi arasında 11. oldu.)

  • Şeref Eroğlu (Greko-Romen 57 kiloda Amerikalı Hall’e ve Kübalı Sarmiento’ya yenilerek 20 güreşçi arasında 17. oldu.)
  • Akif Pirim (Greko-Romen 62 kiloda Bulgar Ivanov’a yenildikten sonra İranlı Pazaj’i, Ukranyalı Kamysheko yu, Gürcü

Guliashvili’yi, Çinli Hu’yu ve Venezüellalı Santos’u yenerek 19 rakip arasında olimpiyat üçüncülüğünü kazandı.)

  • Yalçın KARAPINAR (Greko-Romen 68 kiloda Ermeni Manukyan’ı ve Bulgar Georgiev’i yendi. Romen Memet ve Amerikalı Smithe

Yenilerek 21 sporcu arasında 11. oldu.)

  • Nazmi AVLUCA (Greko-Romen 74 kiloda Ukranyalı Dzihasov’a ve İsveçli Kornbakk’a yenildi, B.Rus Kopytov’u yenerek 20 rakip arsında 13. oldu.)
  • Hamza Yerlikaya (Greko-Romen 82 kiloda ilk turu bye olarak geçtikten sonra Kazakistanlı Turlkhanov’u, B.Rus Tsilent’i İsveçli Lidberg’i ve Alman Zander’i yenerek rakiplerine tek puan vermeden sikletinin olimpiyat şampiyonluğunu kazandı.)
  • Hakkı BAŞAR (Greko-Romen 90 kiloda Rus Koguashvili’yi, Bulgar Dimitrov’u yendikten sonra Ukranyalı Oleynyk’e yenildi,

Yugoslav Kasum ile Yunanlı Kostantin’i yendi ve 22 rakip arasında 5. oldu.)

Halter

  • Halil Mutlu (54 kiloda toplam 287,5 kiloluk derecesiyle sikletinin olimpiyat şampiyonu oldu.)
  • Hafız SÜLEYMANOĞLU (59 kiloda sıfır çekerek klasman dışı kaldı.)
  • Mücahit YAĞCI (64 kiloda toplam 302,5 kilo ile yedinci oldu.)
  • Ergun BATMAZ (70 kiloda toplam 325 kilo ile on birinci oldu.)
  • Fedail GÜLER (70 kiloda yarışmalara katılmadı.)
  • Mehmet YILMAZ (76 kiloda sıfır çekerek klasman dışı kaldı.)
  • Dursun SEVİNÇ (83 kiloda toplam 362,5 kiloluk derecesiyle yedinci oldu.)
  • Sunay BULUT (91 kiloda toplam 390 kiloluk derecesiyle olimpiyat dördüncüsü oldu.)

*Erdinç ASLAN (108 kilo üstü yarışmasında toplam 397,5 kiloluk derecesiyle on birinci oldu.)

  • Naim Süleymanoğlu (64 kiloda toplam 335 kiloluk derecesiyle rekorlar kırarak Olimpiyat Şampiyonu olurken üç olimpiyatta altın madalya kazanan tek halterci olarak adını 100 yıllık olimpiyat tarihine yazdırdı.)

Judo

  • Hülya ŞENYURT (48 kiloda yarışmalara katıldı dereceye Giremedi.)
  • İlknur KOBAŞ (61 kiloda yarışmalara katıldı sikletinde olimpiyat beşincisi oldu.)
  • Bektaş DEMİREL (65 kiloda yarışmalara katıldı dereceye giremedi.)
  • Salim ABANOZ (70 kiloda yarışmalara katıldı dereceye giremedi.)
  • İrakli UZNADZE (79 kiloda yarışmalara katıldı, sikletinin yedincisi oldu.)
  • Seli TATAROĞLU (95 kilo üstü siklette yarışmalara katıldı, dereceye Giremedi.)

Okçuluk

  • Elif ALTINKAYNAK (Ferdi yarışmada 311 puanlık derecesiyle dördüncü olurken 476 puanla dördüncü olan takımımızda de yer aldı.)
  • Natalia NASARİDZE (Takım yarışmasında dördüncü olan ekibimizde yer aldı, ferdi yarışmada 64 sporcu arasında 21. oldu.)
  • Elif EKŞİ (Takım yarışmasında dördüncü olan ekibimizde yer aldı, ferdi yarışmada 64 sporcu arasında 47. oldu.)
  • Tunç KÜÇÜKKAYALAR (Ferdi yarışmada 64 sporcu arasında 59.’uncu olabildi.)
  • Kutlu TORUNLAR (Mistral sınıfında 46 yarışmacı arasında 22. oldu.)

Yelken

  • Alp ALPAGUT (Laser sınıfında 56 yarışmacı arasında 40. sırayı aldı.)
  • Ayşe SÖZERİ (Mistral bayanlar sınıfında 27 sporcu arasında 25. sırayı alabildi.)
  • Şükrü SANUS (470 sınıfında 36 ekip arasında 34. oldular.)
  • Kerem ÖZKAN

Yüzme

  • Derya Büyükuncu (100 metre kelebekte 27. olurken, 100 metre sırtüstünde 19. ve 200 metre sırtüstünde 21.’lik elde ettikten sonra, 200 metre kelebekte 26. oldu.)
  • Can ERGENEKAN (200 metre kelebekte 27. ve 400 metre serbestte 27. oldu.)
  • Kaan BERBEROĞLU (50 metre kelebekte 63 rakip arasında 51. oldu.)
  • Nida ZUHAL (100 metre kelebekte 36. oldu.)

Demokles

Demokles, M.Ö. 4. yüzyılda Sirakuza’da hükümdar olan Dionysos’un sarayında yaşamış ve dünyaca ünlü Demokles’in Kılıcı deyiminin zamanımıza kadar gelmesine sebep olmuş kişidir.

Efsaneye göre Demokles Kral Dionysos’un yakın dostu olduğu için, daima kralla sohbet ederdi. Konuşmalarında çoğu defa krala krallığın bahşettiği mutluluktan bahseder dururdu. Bu durumdan usanan kral, birgün Demokles’e dönerek; Bu mutluluğu senin de tatmanı arzu ediyorum! demişti. Büyük bir ziyafet hazırlatarak tacını ve tahtını bu krallık düşkünü Demokles’e bırakmıştı. Demokles de sevinçle krallık elbiselerini ve tacını giyinip tahta oturmuştu. Ziyafetin ortalarına doğru tam başının üstünde bir şeyin sallanmakta olduğunu gören Demokles, dikkatle bakınca bunun tek bir at kılına bağlı keskin bir kılıç olduğunu görmüştü. Demokles bunun ne manaya geldiğini düşünüp, Kral Dionysous’un böyle yapmakla, kendisine krallığın pek de öyle iç açıcı bir mevki olmayıp, aksine insanın canını daima tehlikelere sokabilecek bir iş olduğunu idrak ettirmek istediğini anlamıştı.

Bu eski Yunan efsanesinden kaynaklanan Demokles’in kılıcı gibi deyimi, günümüzde de büyük görev ve mesuliyetlerin aynı zamanda büyük tehlike ve sıkıntıları da beraberinde getireceği imajını dile getirmek amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca Kral Dionysos’un krallığı süresince büyük tehlikeler ve korkular yaşadığını da ifade etmektedir. Demokles’in kılıcı deyimine çoğu edebi eserlerde, makalelerde rastlanır.


Ayrıca bakınız

Demokles’in kılıcı

The Phantom of the Opera (soundtrack)

Operadaki Hayalet (Le Fantôme de L’Opéra), Gaston Leroux’un yazdığı bir eserdir. Gotik bir roman kabul edilir.

Andrew Lloyd Webber tarafından müzikali yapılmış(bkz. Operadaki Hayalet (müzikal 1986))
ve beyazperdeye uyarlanmıştır.(bkz. Operadaki Hayalet (2004 film))


Ayrıca bakınız

  • The Phantom of the Opera
  • The Phantom of the Opera (müzikal 1986)
  • The Phantom of the Opera (film 2004)
  • Operadaki Hayalet (roman)


Dış bağlantılar

  • The Phantom of the Opera gösterinin resmi web siesi
  • Andrew Lloyd Webber’s Really Useful Group] web sitesi
  • The Phantom of the Opera filmin resmi web sitesi

Kanada Buzulu

Kanada Buzulu Antarktika ‘nın güneyinde, Viktorialand’da küçük bir buzul. Buzul 77º 37′ güney paraleli ve 162º 59′ doğu meridyeni aralığında bulunur. Kanada Buzulu Commonwealth ve Loftus buzullarının da başladığı Mount McLennan dağının zirvesinin altında, 1900 m yükseklikte başlar. Kuzey batı istikametinden gelerek Fryxell Gölü ‘nün batısından Taylor Vadisi ‘ne akarak deniz seviyesine metreler kala sona erer. Küçük Hoare Gölü ‘nün doğu sınırını oluşturur.

Kanada Buzulu’nun, Sir Robert Falcon Scott yönetimindeki İngiliz Terra Nova bilimsel gezisi sırasında (1910- 1913) kartografisi yapılmıştır. Buzulun ismi, bu grubun üyesi olan ve bu bölgeyi inceleyen Kanadalı fizikçi
Charles Wright ‘dan gelir.


Dış bağlantılar

  • National Science Foundation resimler
  • Kanada Buzulu resimleri
  • http://www.io.com/~pml/mcmurdo/hoare2.html


Kaynak

Auto Info

Auto Info Dergisi, Ocak 2007 yılı itibarı ile Atom Medya ve Tüketici Hizmetleri bünyesinde yayın hayatına devam eden otomobil satın alma rehberidir.
Auto Info Türkiye olarak yayın hayatına başlayan bu dergi 2006 yılının sonlarında Atom Medya bünyesine geçmiş olup, imtiyaz sahipliğini Talha Bıyık, yayın yönetmenliğini Mesut N. Bıyık yapmaktadır.
Benzerlerinin Avrupa ve Amerika’da sıkça bulunan otomobil satın alma rehberi özelliğine sahip, bu anlamda Türkiye’de bir ilktir.


Dış Bağlantılar

Autoinfo.com.tr
Atommedya.com

Mercure sınıfı

Fransada inşa edilen son sahil tipi mayın tarama gemileridir (MSC-Mine Sweeper Coastal). Mercure sınıfı gemiler ahşap gövde yapısına sahiptir ve Amerikan Bluebird sınıfı’na eşdeğerdir. Fransa’nın Cherbourg kentindeki Constructions Mécaniques de Normandie (CMN) tersanesi tarafından toplam yedi adet tekne inşa edildi. Fransız Donanması’nın tek bir gemi almasına karşılık diğer altı gemi Batı Alman Donanması için inşa edildi. Batı Alman Donanması’na bağlı tüm Mercure sınıfı gemiler 1970’li yılların ortasında Türk Donanması’na transfer edildi. Mayın tarama ekipmanı sökülen bazı gemiler devriye amacı ile de kullanıldı

Fransız Donanması’nda Mercure sınıfı gemi:

  • M-765 FS Mercure mayın tarama gemisi

Amerikan Donanması’nda Mercure sınıfı gemiler
Bluebirg sınıfı olarak bilinirler.

Batı Alman Donanması’nda Mercure sınıfı gemiler:
Vegesack sınıfı olarak bilinirler.

  • M-1250 FGS Vegesack mayın tarama gemisi
  • M-1251 FGS Hameln mayın tarama gemisi
  • M-1252 FGS Detmold mayın tarama gemisi
  • M-1253 FGS Worms mayın tarama gemisi
  • M-1254 FGS Siegen mayın tarama gemisi
  • M-1255 FGS Passau mayın tarama gemisi

Türk Donanması’nda Mercure sınıfı gemiler:
Karamürsel sınıfı veya K-sınıfı olarak bilinirler.

  • M-520 TCG Karamürsel mayın tarama gemisi
  • M-521 TCG Kerempe mayın tarama gemisi
  • M-522 TCG Kilimli mayın tarama gemisi
  • M-523 TCG Kozlu mayın tarama gemisi
  • M-524 TCG Kuşadası mayın tarama gemisi
  • M-525 TCG Kemer mayın tarama gemisi


Ayrıca bakınız

  • Fransız Donanması mayın harbi gemileri

Hasan Dinçer

Hasan Dinçer (d. 1910, Gördes, Türkiye), Türk siyasetçi.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest avukatlık, Afyonkarahisar Cumhuriyet Savcılğı, Bolvadın Ceza Yargıçlığı, VIII., 1. (XII), 3. (XIV) Dönem Afyonkarahisar, 2. (XIII) Dönem Konya Milletvekilliği ile Devlet, Milli Savunma , Adalet Bakanlıkları yapmıştır. Evli ve 2 çocuk babasıdır.

Zimbabve bayrağı

Zimbabve Bayrağı 18 Nisan 1980 yılında bir yasa ile kabul edilmiştir. Bayrağın üzerindeki sabuntaşı kuşu Büyük Zimbabve uygarlığının kalıntılarında bulunan bir kuşun yerini temsil eder. Kuş Zimbabve’nin geçmişini, kuşun altında bulunan yıldız ise özgürlük ve barış için halkın verdiği mücadeleyi simgeler.

Bayraktaki her bir rengin neyi simgelediği Zimbabve yasalarında şöyle belirtilmiştir;

  • Yeşil: Zimbabve’nin kırsal kesimleri ve tarım
  • Sarı: Ülkedeki yeraltı zenginlikleri
  • Kırmızı: Özgürlük için akan kanlar
  • Siyah: Zimbabve’nin siyahî yerli ırkın
  • Beyaz: Barış

Güneş enerjisi

Güneş enerjisi veya Güneş erkesi, Güneş ışığından enerji elde edilmesine dayalı teknolojidir.

Güneşin yaydığı ve dünyamıza da ulaşan enerji, güneşin çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile açığa çıkan ışıma enerjisidir, güneşteki hidrojen gazının helyuma dönüşmesi şeklindeki füzyon sürecinden kaynaklanır. Dünya atmosferinin dışında güneş ışınımının şiddeti, aşağı yukarı sabit ve 1370 W/m2 değerindedir, ancak yeryüzünde 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim gösterir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden yararlanma konusundaki çalışmalar özellikle 1970′lerden sonra hız kazanmış, güneş enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düşme göstermiş, güneş enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiştir.


Güneş’ten elde edilebilecek enerji

 

Dünyanın yörüngesi üzerinde, uzayda, birim alana ulaşan güneş ışınları, güneşe dik bir yüzey üzerinde ölçüldükleri zaman 1,366 W/m2’dir. Bu değer güneş enerjisi sabiti olarak da anılır.Solar Spectra: Standard Air Mass Zero

Atmosfer bu enerjinin %6’sını yansıtır, %16’sını da sönümler ve böylece deniz seviyesinde ulaşılabilen en yüksek güneş enerjisi 1,020 W/m2’dir
Earth Radiation Budget SRRL: An overview of the Solar Radiation Research Laboratory. Bulutlar gelen ışımayı, yansıtma suretiyle yaklaşık %20, sönümleme suretiyle de yaklaşık %16 azaltırlar. Sağdaki resim 1991 ve 1993 yılları arasında uydu verilerine dayanarak, elde edilebilen ortalama güneş enerjisinin W/m2 cinsinden gösterimidir. Örneğin Kuzey Amerika’ya ulaşan güneş enerjisi 125 ile 375 W/m2 arasında değişirken, günlük elde edilebilen enerji miktarı, 3 ila 9 kWh/m2 arasında değişmektedir. NREL: Dynamic Maps, GIS Data, and Analysis Tools - Solar Maps

Bu değer, elde edilebilecek mümkün en yüksek değer olup, güneş enerjisi teknolojisinin sağlayacağı en yüksek değer anlamına gelmez. Örneğin, fotovoltaik (güneş pili) panelleri, bugün için yaklaşık %15’lik bir verime sahiptirler. Bu nedenle, aynı bölgede bir güneş paneli, 19 ile 56 W/m2 ya da günlük 0.45-1.35 kWh/m2 enerji sağlayacaktır. title = us_pv_annual_may2004.jpg | accessdate = 2006-09-04 | publisher = National Renewable Energy Laboratory, US Yandaki resimdeki koyu renkli alanlar, güneş paneli kaplanması durumunda aynı bölgede 2003 yılında üretilen toplam enerjiden biraz daha fazla enerji üretebilecek örnek alanları göstermektedir.
Uluslararsı Enerji Ajansı - Anasayfa Bugünkü %8 verime dayalı teknoloji ile dahi, işaretli bölgelere yerleştirilecek güneş panelleri, bugün fosil yakıtlar, hidroelektrik, nükleer vb kaynaklara dayalı tüm santrallerin ürettiği elektrik enerjisinden biraz daha fazlasını üretebilecektir.

Hava kirliliğinin neden olduğu Küresel loşluk ise daha az miktarda güneş ışının yeryüzüne ulaşmasına neden olduğu için, güneş enerjisinin geleceği ile ilgili az da olsa endişe yaratmaktadır. 1961-90 yılları arasını kapsayan bir araştırmada, aynı dönem içerisinde deniz seviyesine ulaşan ortalama güneş ışını miktarında %4 azalma olduğu gözlenmiştir. Observed Reductions in Surface Solar Radiation in the United States and Worldwide from 1961 to 1990 | accessdate = 2006-09-04 | author = Liepert, B. G.| date = 2002-05-02 | publisher = GEOPHYSICAL RESEARCH LETTERS, VOL. 29, NO. 10, 1421

Güneş enerjisi teknolojileri==
Güneş ışınlarından yararlanmak için pek çok teknoloji geliştirilmiştir. Bu teknolojilerin bir kısmı güneş enerjisini ışık ya da ısı enerjisi şeklinde direk olarak kullanırken, diğer teknolojiler güneş enerjisinden elektrik elde etmek şeklinde kullanılmaktadır.


Güneş enerjili ısıtma sistemleri

Güneş enerjili sıcak su sistemleri, suyu ısıtmak için güneşe ışınlarından yararlanır. Bu sistemler evsel


Güneş pilleri

Güneş pilleri ya da fotovoltaik piller diye anılan cihazlar, yarıiletkenlerin fotovoltaik etki özelliğini kullanarak, güneş ışığından elektrik enerjisi üretirler. Güneş pilleri, kurulan sisteme bağlı olarak birkaç mW’dan birkaç MW’a kadar elektrik üretebilir. Yüksek üretim maliyetleri nedeniyle, yakın zamana kadar oldukça az kullanılmıştır. 1950′lerden bu yana uzayda uydularda, 1970′li yıllarda, elektrik hattından uzak yerlerde, yol kenarlarındaki acil telefon cihazları ya da uzaktan algılama gibi uygulamaların enerji gereksiniminin karşılanmasında kullanılmıştır. Son yıllarda, evlerde elektrik şebekesi ile birlikte çalışan sistemler de yaygınlaşmıştır.

2005 sonu itibarı ile toplam 5,300 MW olduğu zannedilen kurulu güneş pili kapasitesinin, gelişmiş ülkelerin, güneş pillerinin evsel amaçlı kullanımına verdiği teşvikler nedeniyle, 2006 yılında da ciddi artış göstermesi beklenmektedir. Gerek kullanımdaki artış, gerekse teknolojik gelişmeler nedeniyle güneş pillerinin üretim maliyetinde her yıl azalış görülmektedir. Bir güneş pili panelinin watt başına maliyeti 1990 yılında yaklaşık 7,5 USD iken, 2005 yıllında bu rakam yaklaşık 4 USD seviyesine inmiştir. Gelişmiş ülkelerin sunmuş olduğu teşvikler, güneş pillerinin yatırım maliyetinin 5 ile 10 yıl arasında geri dönebilmesini sağlamaktadır. Evsel amaçlı kullanılan güneş pilleri bir inverter aracılığı ile elektrik şebekesine bağlanmakta, böylece üretilen elektriğin akülerde depolanmasından tasarruf edilmektedir. 2003 yılı içerisinde tüm dünyada gerçekleşen güneş pili üretiminde %32′lik bir artış gözlenmiştir.World Sales of Solar Cells Jump 32 PercentViviana Jiménez, 2004 Earth Policy Institute. Retrieved 4 Eylül 2006. Güneş pili kullanımındaki artış o kadar büyüktür ki, yarıiletken üretiminin talebi karşılayamaması, güneş pili üretiminin artışında bir kısıt olmuştur.Silicon Shortage Stalls Solar John Gartner, Wired News, 28 Mart 2005. Retrieved 4 Eylül 2006. Bu sorunun 2006 ve 2007′de de devam edebileceği sanılmaktadır.2005 Solar Year-end Review & 2006 Solar Industry Forecast Jesse W. Pichel and Ming Yang, Research Analysts, Piper Jaffray, 11 Ocak 2006. Retrieved 4 Eylül 2006.


Mimaride güneş enerjisi

Güneş enerjisinden yararlanan tasarımlar, çok az daha ilave enerji kullanmak suretiyle, konfor sıcaklığı ve ışık seviyesinin elde edilmesini hedefler. Bunlar pasif güneş enerjisinde olduğu gibi soğuk ortamlarda daha fazla güneş ışığı ile sıcak su elde edilmesi şeklinde ya da aktif güneş enerjisinde olduğu gibi, pompa ve fanlar kullanarak, sıcak ve soğuk havanın (ya da sıvının) yönlendirilmesi şeklinde de olabilir.

Seralar da bir çeşit güneş mimarisi örneği sayılabilir.


Güneş ışığı ile aydınlatma

İç mekanlar gün içerisinde ışık tüpleri ile aydınlatılabilirler.

Örneğin fiber optik ışık tüpleri, çatıya yerleştirilmiş güneş ışınlarını toplayacı bir çanağa bağlanarak, iç mekanlarda aydınlatma kaynaklı enerji giderlerini azaltarak, daha doğal bir aydınlatma yaratabilirler. Direk güneş ışığı ürünleri


Isıl güneş enerjisinden elektrik üreten enerji santralleri

Isıl güneş enerjisi sistemleri, yaygın olarak, bir ısı eşanjörünü yüksek sıcaklıklara kadar ısıtarak, elde edilen ısının elektrik enerjisine dönüştürülmesi şeklinde kullanılırlar.


Enerji kuleleri

Enerji kuleleri bir ağ şeklinde yerleştirilmiş, çok sayıda düz ve hareketli yansıtıcıların (heliostatların) güneş ışınlarını kule üzerindeki bir toplayıcıya yönlendirmesi şeklinde çalışırlar. Yoğunlaştırılmış güneş ışığı sayesinde, kule üzerinde biriken yüksek ısı daha sonra kullanılmak üzere başka bir maddeye transfer edilir.


Kaynakça


Dış bağlantı

  • Eurosolar Türkiye

Türkülerle (albüm)

Türkülerle Grup Yorum’un 1989 yılında çıkardığı üçüncü albümüdür.


Parçalar

  1. Başına Döndüğüm
  2. İnce Memed
  3. Nenni
  4. Omuzdan Tutun Beni
  5. Naz Barı
  6. Le Hanım
  7. Seni Men Yaman Sevirem
  8. Dünyanın Üzerinde
  9. Çatal Çama
  10. Karadır Kaşların


Albümde yer alanlar.

  • Efkan Şeşen: Solo, Vokal
  • İlkay Akkaya: Solo, Vokal
  • Ejder Akdeniz: Klasik Gitar, Vokal
  • Serdar Keskin: Akustik Gitar, Vokal
  • Metin Kahraman: Bağlama, Vokal
  • Tuncay Akdoğan: Cura, Vokal
  • Kemal Sahir Gürel: Bass, Kaval, Flüt, Tar, Klavyeli Çalgılar, Vurmalı Çalgılar, Vokal

Norwalk virüsü

Norwalk virüsü, bağırsak enfeksiyonuna neden olan bir virüstür. 27-40 nm boyundadır, genetik materyali RNA’dan oluşur.

Yiyecekler aracılığıya vücuda girerek, şiddetli kusma, ishal yapar. Bulaşıcıdır, 4 yaş altındaki bebeklerin bu enfeksiyona yakalanma olaslıkları yüksektir. Temizlik kurallarına uyularak koruma sağlanır.

Asya (şarkıcı)

Asya, gerçek adı Tülay Keçialan olan Türk pop müzik sanatçısı.

Eskişehir / Ahmet Kanatlı Lisesi’nden mezun olduktan sonra müzik hayatına Bodrum’da başlayan ve daha sonra Ankara’da devam eden Tülay Keçialan, Nilüfer’in prodüktörlüğünde hazırladığı ilk solo albümüne kadar sahne adı olarak Tülay Saygın isimini kullanmıştır.

Tülay Saygın, Ankara’da Grup Angora’nın solisti olarak çalıştığı dönemde Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali’ne katılması yönünde gelen teklife olumlu yanıt vermiştir. Tülay Saygın, TRT’nin Ankara / Arı Stüdyosu’nda 24 Şubat 1990 tarihinde düzenlenen 1990 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali’ne “Zamanda Gezinti” isimli şarkı ile katılmıştır. 1990 senesinde yarışan şarkıların diğer solistleri ise; Sonat Bağcan, İzel Çeliköz, Sibel Tüzün, Sevingül Bahadır, Sertab Erener, Oya Küçümen, Kayahan, Demet Sağıroğlu, Rüya Ersavcı, Candan Erçetin ve Fatih Erkoç gibi günümüzün önemli yorumcularıdır.

Tülay Saygın’ın, vokalistleri Adalet Güzey, Elif Öztürk ve Çelik Erişçi ile birlikte seslendirdiği bir Selmi Andak bestesi olan “Zamanda Gezinti” isimli şarkı 12 puan alarak onbeş şarkı arasında onuncu olmuştur. 1990 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali’ni ise Kayahan & Demet Sağıroğlu ikilisinin seslendirdikleri “Gözlerinin Hapsindeyim” kazanmıştır.

“Zamanda Gezinti” daha sonra “Bir dünya Doğuyor” ismiyle Nilüfer tarafından “Sen Mühimsin” isimli albümünde yorumlanmıştır.

Tülay Saygın’ın Eurovision Şarkı Yarışması’ndaki performansını çok beğenen Nilüfer, Ankara’da bulunduğu bir gece kendisi ile tanışmak üzere Tülay Saygın’ın çaılştığı müzik klubüne gitmiştir. Tülay Saygın’ın sahnesini çok başarılı bulan Nilüfer, program bitiminde kendisine vokalistilk teklifinde bulunmuştur.

İstanbul’a taşındıktan sonra Nilüfer’e birçok konserinde eşlik eden Tülay Saygın, zaman zaman da diğer önemli sanatçıların albüm çalışmalarında vokalist olarak yer almıştır.

Tülay Saygın, 1992 yılında ise sözü Mutlu Yuluğ’ya müziği Önder Bilge’ye ait olan “Haykır Sevda Dağlarına” isimli şarkıyı yorumlayarak Kuşadası Altın Güvercin Şarkı Yarışması’nda birincilik kazanmıştır. Tülay Saygın’ın ardından ikinciliği Suat Suna, üçüncülüğü ise İzel-Çelik-Ercan (İzel Çeliköz, Çelik Erişçi ve Ercan Saatçi) grubu elde etmiştir.

Tülay Saygın, 1994 baharında müzik marketlerdeki yerini alan ve bir Nlüfer prodüksyonu olan “Asya (1994)” isimli ilk albüm çalışması öncesinde yapılan imaj çalışması çerçevesinde ismini Asya olarak değiştirmiştir. Bu albümden Onno Tunç bestesi “Vurulmuşum Sana”, Sinan Bökesoy bestesi “Yoksun Sen” ve K. Diamanti bestesi “Romantik Aşk” isimli şarkılar müzik listelerinde bir numaraya kadar yükselmiştir.

Asya, ilk albümünün başarısı sonrasında iki albüm daha yaptıktan sonra müzik hayatına bir süre ara vemiştir. Bu dönemde işadamı Şevki Kaygusuz ile evlenen ve bu evlikten Aslı isimli kızı dünyaya gelen Asya, 2002 yılında “Dönmem Yolumdan” isimli albüm ile müziğe geri dönmüştür.

Asya’nın öne çıkan diğer şarkıları; Gökhan Kırdar bestesi “İsyankar”, Mustafa Sandal bestesi “Beni Aldattın”, Nikos Karvelas bestesi “Olmadı Yar” ve “Nazara Geldik”‘tir.

Asya’nın, sözlerini kendisinin yazdığı müziklerini ise Gürsel Çetin ile birlikte hazırladığı yeni albümü “Aşktır Beni Güzel Yapan”, 1 Ekim 2007 tarihinde müzik marketlerdeki yerini almıştır. Asya, yeni albümüne prodüktör ve yapımcı olarak imza atarken, albümün müzik direktörlüğünü Özgür Buldum üstlenmiştir. Yeni albümün çıkış parçası olan “Gittin Gideli”ye Karaköy Bankalar Caddesi”nde klip çekilmiştir.


Diskografi


Albümleri

  • Asya (1994), (Yaşar Plak/1994)
  • Asya (1996), (Yaşar Plak/1996)
  • Masum, (Yaşar Plak/1999)
  • Dönmem Yolumdan, (Sony Müzik Türkiye/2002)
  • Aşktır Beni Güzel Yapan, (Seyhan Müzik /2007)


Diğer Çalışmaları

  • Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finallerinde Selmi Andak Besteleri (1975 - 1995), (TRT/2003), Asya bu albümde “Zamanda Gezinti” isimli şarkıyı yorumlamıştır.
  • Uluslararası Ödüllü Selmi Andak Şarkıları, (Sakman Müzik/2003), Asya bu albümde “Dinle” isimli şarkıyı yorumlamıştır.
  • Summer In Turkey, (Sony Müzik Türkiye/2003), Asya bu albümde “Boşver Hayat Kısa (Remix)” isimli şarkıyı yorumlamıştır.


Yayınlanmayan Çalışmaları

  • Haykır Sevda Dağlarına
  • Hata Kimde (Remix)


Klipleri

  • Vurulmuşum Sana
  • Romantik Aşk
  • Uçtum Seninle
  • Yoksun Sen
  • Beni Aldattın, [1]
  • İsyankar
  • Ayrılmak Zor, [2]
  • Masum
  • Pişmanım
  • Olmadı Yar, [3]
  • Nazara Geldik
  • Gittin Gideli, [[4]]


Dış bağlantılar

  • Sabah Gazetesi Haber (1999)[5]
  • Michael Show Ropörtaj (2002)[6]
  • Sabah Gazetesi Ropörtaj (2007)[7]

Uluslararası İfade Özgürlüğü İletişimi

Uluslararası İfade Özgürlüğü İletişimi (en. International Freedom of Expression Exchange, IFEX) 1992 yılında, 71 devlet dışı organizasyonun ifade özgürlüğünü ilerletmek ve savunmak için kurulmuş küresel bir ağdır.

İfade Özgürlüğü için Kanadalı Gazeteciler, IFEX internetin sür’atli bir şekilde bilgiyi ve mobilize hareketi, basın özgürlüğü, internet sansürü, bilgi yasalarının özgürlüğü, suçlu karalamaları ve yasaları küçük düşürme, medya toplanması ve gazeticeler saldırılar, yazarlar, insan hakları savunucuları ve internet kullanıcıları gibi konuları çalışacak güce getirir.


Dış bağlantılar

  • Uluslararası İfade Özgürlüğü İletişimi

Hayalet gemi

Bu madde bir tür gemi ile ilgilidir. Edebiyat dergisi için Hayalet Gemi maddesine bakınız.

Sahip oldukları RCS (Radar cross section) ile radarlara yakalanma olasılıkları çok düşük olan tarzda savunma ve saldırma amaçlı gemi çeşitleri.


Resimler

Batı Ganga hanedanı

Batı Ganga hanedanı (350 – 1000) (Kannada dili:ಪಶ್ಚಿಮ ಗಂಗ ಸಂಸ್ಥಾನ) Hindistan’ın güneyinde günümüz Karnataka eyaletinin bulunduğu yerde hüküm sürmüş olan bir hanedandır. Yüzyıllar sonra günümüz Orissa eyaletinin bulunduğu yerde hüküm sürmüş olan Doğu Gangalar dan ayırmak için Batı Gangalar olarak adlandırılırlar. Genel inanışa göre Batı Gangaların idareyi ele geçirmesi, bazen Samudra Gupta’nın güneydeki fetihlerine bağlanan Güney Hindistan’daki Pallava imparatorluğunun zayıflamasıyla birçok yerel klanın bağımsızlığını ilan etmesi sonucu olmuştur. Batı Ganga hükümranlığı 350 yılından 550 yılına kadar sürmüştür. İlk başkentleri Kolar’dan günümüz Mysore ilinde Kaveri nehri kıyılarındaki Talakad’a taşınmışlardır.

After the rise of the imperial Badami Çalukyaları’nın imparatorluğa yükselişinden sonra Gangalar Çalukyaların emrine girmeyi kabul etmiş ve efendileriyle birlikte Kançili Pallavalara karşı savaşmışlardır. 753 yıında Deccan yaylasındaki güç Çalukyalardan Manyakheta’lı Raştrakutalara geçti. Özerklikleri için yüz yıl kadar mücadele eden Gangalar sonunda Raştrakuta egemenliğini kabul etti ve yanlarında Tanjavurlu Çola hanedanına karşı savaştı. 10. yüzyılın sonunda Tungabhadra nehrinin kuzeyinde Raştrakutaların yerine yeni ortaya çıkan Batı Çalukya İmparatorluğu geçti ve Kaveri nehrinin güneyinde Çola hanedanı gücünü artırdı. Batı Gangaların 1000 yılında Çolalar tarafından yenilmesi bölgedeki Ganga nüfuzunu sona erdirmiştir.

Bölgesel olarak küçük bir krallık olsa da Batı Gangaların güney Karnataka kültür ve edebiyatına katkısı önemli sayılmaktadır. Batı Ganga kralları her inançtan olanlara hoşgörü göstermiştir ancak Caynizme olan hamilikleri sonucunda Şravanabelagola ve Kambadahalli gibi yerlerde anıtlar yaptırmışlardır. Bu hanedanın krallarının güzel sanatları teşvik etmesi sonucu Kannada dilinde ve Sanskritçe edebiyat gelişmiştir. 9. yüzyıl Kannada edebiyatı 6. yüzyılda yaşamış olan Ganga kralı Durvinita’dan ilk Kannada dili nesir yazarlarından biri olarak söz eder. Din konusundan fil idaresine kadar birçok konuda klasik eserler yazılmıştır.


Hükümdarlar

  • 350 - 370 Konganivarman Madhava
  • 370 - 390 Madhava
  • 390 - 410 Harivarman
  • 410 - 430 Vişnugopa
  • 430 - 469 III. Madhava Tandangala
  • 469 - 529 Avinita
  • 529 - 579 Durvinita
  • 579 - 604 Muşkara
  • 604 - 629 Polavira
  • 629 - 654 Srivikrama
  • 654 - 679 Bhuvikarma
  • 679 - 726 I. Şivamara
  • 726 - 788 Sripuruşa
  • 788 - 816 II. Şivamara
  • 816 - 843 I. Raçamalla
  • 843 - 870 Ereganga Neetimarga
  • 870 - 907 II. Raçamalla
  • 907 - 921 II. Ereganga Neetimarga
  • 921 - 933 Narasimha
  • 933 - 938 III. Raçamalla
  • 938 - 961 II. Butuga
  • 961 - 963 Marulaganga Neetimarga
  • 963 - 975 II. Marasimha Satyavakya
  • 975 - 986 IV. Raçamalla Satyavakya
  • 986 - 999 V. Raçamalla (Rakkasaganga)
  • 999 Neetimarga Permanadi

Krallar Vadisi

Krallar Vadisi ya da Firavunlar Vadisi (Arapça: وادي الملوك Wadi Biban el-Muluk), Mısır’da bulunan bir vadi. 18. ve 20. Hanedanlık döneminde Yeni Krallık’ın Firavunları ve güçlü asilleri için inşa edilen mezarlar bu vadide bulunmaktadır.

Alanın resmi adı Teb’in Batısında Firavun’un Milyonlarca Senelik Yaşamı, Kuvveti, ve Sağlığının Büyük ve Görkemli Kabristanı, ve ya genelde Ta-sekhet-ma’at (Büyük Tarla) olarak tercüme edilir.

Vadide tahminen MÖ 1539 ve 1075 yılları arası başlıca definler gerçekleştirilmiştir. 64 mezarın bulunduğu vadide, ilk olarak I. Tutmose ve son olarak X. ve ya XI. Ramesses defnedilmiştir. Ayrıca, Firavunların eşlerinin ve çocuklarının mezarları bu alanda bulunmaktadır.

<hiero>G41-G1-Aa1:D21-O1-O29:Y1-A50-s-Z4:Y1-G7-N35-C11-Z2:N35-M4-M4-M4-t:Z2:N35-O29:O1*O1-G7-S34-U28-s-D2:Z1-R14-t:t-N23*Z1:N35-R19-t:O49-G7</hiero>


Kaynakça


Dış bağlantılar

  • Teb Haritacılık Projesi – Mezarların detaylı haritalarına ulaşılabilir (ing)
  • Firavunlar Vadisi’nin resimleri (GlobalAmity.net) (ing)

1999 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali

Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finalleri

1999 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finali

1 - Bırak beni - Sedat Yüce, [[1]]

2 - Dön artik - Tuba Önal & Mistik, [[2]], [[3]]

3 - Vazgeçme - Meltem Büyükuğurgör, [[4]]

4 - Kolay mi birakmak - Volkan Eröz, [[5]]

5 - Neredesin - Kaan Yalçin, [[6]]

6 - Selam sana toprak ana - Sibel Mirkelam, [[7]]

7 - Hayda el ele - Birsen Tezer, [[8]]

8 - Döne döne - Neslihan Demirtaş, [[9]]

9 - Unuttuğumu sandığım anda - Feryal Başel, [[10]]

10 - Her nefeste - Group M-B (Menent Savaş & Berk Özbek), [[11]]

Söylim mi

Söylim mi, İbrahim Tatlıses’in 1990 yılında piyasaya sürülen albümünün adıdır. Tatlıses, o dönem hem konserlerinde hem de bir reklam filminde kullanarak sloganlaştırdığı “söylim mi” sözünden ilham alarak bir şarkı bestelemiş ve bu söz albümüne de isim olmuştur.
Ayrıca bu albüm çok tutmuş ve 2000 yılında yeniden piyasaya sürülmüştür.


Künye

  • Yapım: Tatlıses Müzik Evi
  • Prodüktör: Mahmut Tatlı
  • Müzik Yönetmeni: Mustafa Özhan
  • Tonmaisterler: Mehmet Günay - Murat Papaker
  • Stüdyo: İstanbul Ses Kayıt


Şarkılar

  1. Söylim mi Söz-Müzik: İbrahim Tatlıses
  2. Gideceğim Söz-Müzik: Bayram Şenpınar
  3. Ne Güzel Gözlerin Var Söz-Müzik: İbrahim Tatlıses
  4. Hesabım Var Söz: Atilla Ergün Müzik: Selami Şahin
  5. Tomurcuk Söz-Müzik: Fatih Kısaparmak
  6. Gül Ali Söz-Müzik: Anonim
  7. Benim Naylon Tarağım Var(Çerçi) Kaynak Kişi: M.Ahmet Erbilli Derleyen: İbrahim Tatlıses
  8. Cane Cane Söz-Müzik: Anonim
  9. Yaradan Var(Uzun Hava) Derleyen: İbrahim Tatlıses
  10. Lele Canım Söz-Müzik: Selami Şahin
  11. Perşembe Gününde(Uzun Hava) Kaynak Kişi: Elesker
  12. Ayez Hanım Söz-Müzik: Anonim
  13. Türkmen Gelini Derleyen: Mehmet Seske
  14. Diyeceksin Ki Niye Müzik: Selahattin Sarıkaya
  15. Ne Faydası Var Söz: Ahmet Duyar Müzik: Selami Şahin

Preveze

Preveze, Yunanistan’ın Adriyatik Denizi’ne kıyısı bulunan illerinden (nomos) biri.

27 Eylül 1538 tarihinde, Kaptan-ı derya Barbaros Hayreddin Paşa’nın Preveze Kalesi önünde , Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması ile yaptığı Preveze Deniz Savaşı Osmanlı donanmasının zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu savaşta Andrea Doria’nın 166 (bazı tarihçilere göre 162) kadırgası, Barbaros’un ise büyüklü-küçüklü 40 gemisi bulunuyordu.

Barbaros Hayrettin Paşa sayıca az olduğu için başlangıçta saldırmak istememiş, mevcut koşullar altında stratejik düşünmeyi bilen her komutanın yapacağı gibi, büyük düşman gemilerinin giremedeği körfezde kalarak, Haçlı ordularının yaklaşan kış şartlarına dayanamayarak çekip gitmesini beklemeyi tercih etmiştir. Ancak Kanuni Sultan Süleyman’ın diğer paşaları stratejik düşünmek yerine doğrudan saldırmaktan yana olduğundan bu konuda sürekli baskı yapmışlar, Barbaros Hayrettin Paşa da sonunda savaş durumuna geçmek zorunda kalmıştır. Tarihçiler, goğrudan Kanuni’den emir alan Monuc adlı bir iğdişin “Kafirlerin savaşmadan kaçmasına izin mi vereceksin? Padişahımız yeni donanmalar inşa etmek için bol bol kereste bulur. Onları idare etmek için bol bol reis de bulur. Donanması yok olursa seni affedecektir. Ama Doria’nın savaşmadan kaçmasına izin vermeni affetmeyecektir. Yeterince cesur askerin var. Neden onlarla saldırmıyorsun?” dediğini kaydetmiştir.

Böylece Barbaros Hayrettin Paşa bulunduğu körfezden çıkmış, donanmasını meşhur Hilal biçimine sokarak saldırıya geçmiştir. Dönemin en az Barbaros kadar ünlü bir diğer kaptanı olan Andrea Doria bu taarruza karşılık vermek yerine çeşitli manevralarla geçiştirmeye çalışmış, sonunda da doğru düzgün savaşmadan kaçmıştır.

Prekognisyon

Prekognisyon meydana gelecek olayların önceden paranormal olarak algılanması fenomenine Parapsikoloji’de verilen addır.

Prekognisyon ile premonisyon arasındaki fark, prekognisyonun özel bir olay hakkında açık bir bilgi içermesine karşılık, premonisyonda meydana gelecek olayla ilgili yalnızca belli belirsiz bir hissetmenin sözkonusu olmasıdır. Parapsikologlar geleceği bilme fenomeninin gerçek olduğunu, bu fenomenin gerçekliğinin sayısız vakalarla ortaya konmuş olduğunu kabul etmekle birlikte ve bu fenomeni laboratuvar koşullarında deneysel olarak inceleyip sonuçları sınıflandırmakla birlikte, fenomenin nasıl oluştuğu ve nedeni konusuna bir açıklama getirememektedirler. Prekognisyon fenomeni, büyük çoğunluğu geleceğin önceden düzenlenmiş olamayacağını savunan Parapsikologlar arasında geleceğin önceden düzenlenip düzenlenmemiş olması konusunda bir görüş ayrılığına neden olmuştur. Bu konu, Fatalizm’e karşı çıkan Neo-spiritüalist görüşte, geleceğin geçmişte yapılan iradi hareketlerin sonuçları olarak nedensellik kuralınca kısmen belirlenmiş ve insanın iradi hareketleriyle mukadderatını her an belirlemekte olduğu düşüncesiyle açıklanmaktadır.

Parapsikolojik araştırmalara göre, prekognisyon medyumluğunun kapsamındaki fenomenlerin oluşum biçimleri içinde, % 60’ını haberci rüyalar, % 40’ını ise uyanıkken kendiliğinden görülen vizyonlar, işitsel halüsinasyonlar, aniden zihinde çakan düşünceler, trans sırasında alınan duyumlar veya bilme duygusu biçiminde ortaya çıkan medyumluk oluşturmaktadır.

Parapsikolojik istatistikler prekognitif duyumların büyük kısmının genellikle ilk 48 saat içinde olacak olaylara ilişkin olduğunu göstermektedir. Aylar veya yıllar sonra olacak olaylara ilişkin prekognisyonların sayısı çok azdır. Yine Parapsikolojik istatistiklere göre, prekognisyon fenomenlerinin % 80’lik kısmında, fenomene konu olan kişiler ile prekognitif duyumu alan kişi arasında duygusal bir bağ (eş, aile bireyi, dost vs.) olduğu görülmüştür. Bu bağın mevcut olmadığı % 20’lik kısım ise genellikle büyük, önemli felaketlere (uçak düşmesi, deprem, önemli birine suikast girişimi vs.) ilişkin duyumlardır.


Ayrıca bakınız

  • Premonisyon
  • Felaket belirtisi
  • Postkognisyon


Kaynakça

  • Encyclopedia of Mystical& Paranormal Experience, Rosemary Ellen Guiley
  • Metapsişik Terimler Sözlüğü, Ergün Arıkdal

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları

Uluslararası Türkçe Olimpiyatları (Eski adı: Yabancılar İçin Türkçe Yarışması) ilki 2003 yılında yapılan ve tüm dünyadan ana dili Türkçe olmayan en alt düzeyden en üst düzeye kadar Türkçe kullananların yetenek ve bilgilerinin sınandığı bir yarışmadır. Katılımcı sayısı ve ülkesi her geçen yıl artmaktadır. 2007 yılında yapılan yarışmaya 100 ülkeden, 2006 yılında yapılan yarışmaya ise 84 ülkeden yarışmacılar katılmışlarıdır.

Olimpiyat kapsamında yapılan yarışmalar:

  • TÜRKÇE YARIŞMASI

    • Okuma-Anlama,
    • Dinleme,
    • Konuşma,
    • Yazma,
    • Dil Bilgisi
  • ŞİİR YARIŞMASI
  • ŞARKI YARIŞMASI
  • SAHNE OYUNLARI YARIŞMASI
  • KOMPOZİSYON YARIŞMASI
  • SUNUM YARIŞMASI
  • RESİM YARIŞMASI
  • HİKÂYE YARIŞMASI
  • ÜLKE TANITIM STANTLARI YARIŞMASI,

bölümlerinden oluşmaktadır. Yarışmaların ön elemeleri Ankara Kızılcahamam’da finalleri ise İstanbul’da düzenlenmektedir.

9-17 Haziran 2006 tarihleri arasında yapılacak 4. Uluslararası Türkçe Olimpiyatı’nın katılımcıları 84 ülkeden müracatın yapıldığı olimpiyada üst düzeyde ilgi duyulması basın ve TDK tarafından da önemsenmektedir. Dördüncüsü yapılan olimyata 355 yarışmacı katılmıştır. TBMM Başkanlığı, 2007 yılından başlayarak yarışmalara kurum olarak destek olacağını ve TBMM Özel Ödülü vereceğini açıklamıştır.

Türkçe olimpiyatlarının kapsamında gelişen tartışmalarda oldukça önem kazanmıştır. Bu konuda Hakkı Devrim, Mehmet Y. Yılmaz, Cüneyt Ülsever gibi önde gelen gazetecilerin eleştileri ve gözlemleri de öne çıkmaktadır. Bu tartışmalar nedeniyle yarışmaların yapılacağı merkez ismini Türkçeleştirme gereği duymuştur.


Tertip Komitesi

  • Başkan: Prof. Dr. Mehmet Sağlam - Etik Kurulu Başkanı
  • Üye: Yıldırım Akbulut - T.C. Eski Başbakanı
  • Üye: Vehbi Dinçerler - T.C. Milli Eğitim Eski Bakanı
  • Üye: Prof. Dr. Mustafa İsen - T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Müsteşarı
  • Üye: Hasan Kaplan - M.E.B. Yurt Dışı Eğitim Öğretim Genel Müdürü
  • Üye: Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu - Türk Tarih Kurumu Başkanı
  • Üye: Prof. Dr. Şükrü Halük Akalın - Türk Dil Kurumu Başkanı
  • Üye: Hakan Fidan - TİKA Başkanı
  • Üye: Dr. Mustafa Balçık - TÜRKSOY Genel Müdür Yardımcısı
  • Üye: Prof. Dr. Mehmet Saray - Atatürk Araştırmaları Merkezi Başkanı
  • Akademik Danışman: Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan - TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı
  • Genel Sekreter: Orhan Keskin - Uluslararası Dil Öğretimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
  • Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü: Gürkan Vural - Fon Da Ajans A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı
  • Dış İlişkiler Koordinatörü: Tuncay Öztürk - Dilset Yayınları Yayın Yönetmeni


Dış Bağlantı

  • 4. Olimpiyatta Dereceye Girenler
  • Resmî Site
  • Myshowland’de Türkçe Olimpiyatı
  • Myshowland’in ismi değişiyor
  • Center’ları Merkez’leştirme
  • Myshowland’in yeni ismi için yüzlerce tebrik telefonu aldım
  • Türkçe yarışması için 5 kıtadan gelenleri görünce Myshowland adından vazgeçti
  • Olimpıiyat Şarkısı